7 Ekim 2013
Kemal yok, ev ıssız, sessiz... Kızlar baba lafını duyunca dudakları titriyor, ben ise onsuz cok bos ve anlamsız hissediyorum. Eve gitmek istemedik, kütüphanenin yanındaki parkta oyalanalım dedik. Kızlarla koştuk, tırmandık, köpek sevdik, oynadık. Parkın mahalleye bakan köşesinden kişi göründü. Çinli bir baba, 3 yaşlarındaki oğlu ve büyük ihtimalle cocuğun dedesi olan yaşlı bir amca. Ellerinde beyaz kağıttan yapılmış uçaklar ile keyifle yuruyorlardi. Yeşilliğin ortasına gelip uçaklarını uçurmaya başladılar. Adam büyük ihtimalle isten çıkmıştı, üzerinde siyah pantolon, mavi gömlek vardı. Belli ki oğlan da bütün gun babasının yolunu gozlemisti. ihtiyar da oğlu ve torunu ile birlikte bu guzel aksamustunde baharın tadını çıkarmak istiyordu. Her türlü teknolojiye, gelişmişliğe, sanal platforma rağmen o anda mutluluk havada sürülen kağıttan uçaklarda idi ve bu paha biçilmez an her şeye yeğ idi. Dayanamadım, resimlerini çektim. Ne Facebook ne bilmem ne, hayat dışarıda, hayat sevdiklerinde, hayat ailende. Yaşanan ana deger katan sey sadece insanlar, sevdiğin, özlediğin, hayatı paylaşmayı seçtiğin insanlar.
Seni cok seviyoruz...
0 Comments